21 Eylül 2008 Pazar

google'ın "master plan"ı..

bilenler bilir, google'ın mottosu "kötü olmayın"dır. google gerçekten kötü olmadan başarılı olunabileceğini hepimize ispatlamıştı: hem iyi hizmet veriyor, hem parlak start-up'ları büyük paralar karşılığında satın alıyor (genç ve parlak girişimcilerin rüyalarını gerçekleştiriyor), hem de çalışanlarını maddi manevi (söz gelimi saraydan bozma bir tesiste çalıştırarak) mest ediyordu.. ancak geçtiğimiz aylarda şu iki adımı atınca, google'a bakışımda birşeylerin değiştiğini fark ettim:
  1. wikipedia'ya karşı knol'u yayına soktu. bildiğiniz üzere wikipedia, wikipedia vakfı tarafından yönetilen, ticari olmayan (yani kar amaçlı olmayan) ve kullanıcıları tarafından içeriği oluşturulan dev bir kütüphane. wikipedia, internetteki milyonlarca kullanıcıya oldukça doğru (hata oranının encyclopedia britannica ile eşdeğer olduğu öne sürülüyor ki bu inanılmaz bir şey!) ve son derece güncel bilgi sunan bir site.

  2. ağ gezgini chrome'u piyasaya sürdü. halbuki internet explorer'dan nefret eden bizlerin zaten firefox'u vardı. bildiğiniz üzere firefox, mozilla vakfı tarafından geliştirilen açık kaynaklı bir ağ gezgini; bizi internet explorer'dan kurtaran bu yazılımı geliştiren mozilla vakfı da kar amaçlı değil.
biz ölümlüler bu gelişmeleri izlerken şunları soruyoruz: google kar amaçlı olmayan bu vakıflarla neden rekabet ediyor? eğer konu bu hizmetlerin yetersizliğiyse bu kurumlarla ortak çalışarak adı geçen hizmetleri niçin geliştirmek yerine, kendisi sıfırdan inşa ediyor?

elbette bunlar gelişigüzel eylemler değil. google'ın bir stratejisi var ve bu strateji doğrultusunda adımlar atıyor. peki bu strateji ne olabilir? bunun için yukarıda bahsettiğim iki adımın muhtemel saiklerini araştıralım.

birincisi knol ile milyonlarca kullanıcının ürettiği uzmanlık bilgisine sahip olacak. wikipedia'nın günlük ziyaretlerinin çok büyük bir kısmının google aramalarından geldiğini bu noktada not edelim.

ikincisi google; gmail, google docs, google apps ve sunduğu diğer hizmetlerle masaüstü yazılımları ikame etmek üzere harekete geçmiş durumda. bu noktada sunduğu web hizmetlerinin rakip masaüstü yazılımların (bkz: MS Office) sahip olduğu offline çalışma, daha kullanıcı dostu tasarım ve benzeri işlevlere sahip olmasını istiyor. google'ın daha güçlü web hizmetleri sunmasında en önemli yardımcısı elbette browser'ın sunacağı altyapı. firefox ve diğerleri halihazırda google'ın ihtiyaç duyduğu işlevselliği sağlamıyorlar, böyle bir yükümlülükleri yok zaten. netice itibariyle google da bu konuda onlara güvenmek istemiyor ve kendi işini kendisi görüyor. diğer taraftan düşündüğümüzde bu kadar gelişmiş altyapıyı sağlayacak bir browser'ı, web tabanlı hizmetleri çalıştıracak bir işletim sistemi olarak da nitelendirebiliriz: hoşgeldin chrome, yani "Google OS"..

bu değerlendirme sonucunda firmamızın kendi master plan'ı için wikipedia ve firefox'u saf dışı bırakmak istediği sonucu çıkıyor. e peki "kötülük yapma" demiştiler? diğer taraftan youtube satın alması gibi satın almalar da göz önüne alınırsa, gelişmeler web üstünde gerekli herşeyi google'ın sunduğu boğucu bir dünyaya doğru ilerlediğimizi hissettiriyor..

şunu da belirtmeliyim; rekabetin getireceği enerjiyle firefox, opera ve wikipedia'nın olumlu yönde gelişeceği iddia edilebilir. bu belli bir noktaya kadar doğru. normal şartlarda rekabetin harika birşey olduğunu düşünüyorum. fakat google'ın kaynaklarını, yetkinliklerini ve mevcut rekabet avantajını göz önüne alınca uzun vadede bu rekabetin google'ın mutlak hakimiyetiyle sonuçlanacağını ve en azından temel hizmetlerde bir tekelleşmenin gerçekleşeceğinden korkuyorum.

0 yorum: